Gebelikte Beslenme

Gebelik ve beslenme; hamilelik süresince alınması gereken vitaminler, folik asit, kalsiyum, C vitamini, protein alımı, kan yapıcı haplar (demir hapları) ve hamilelikte diyet ile ilgili konuları içermektedir.

Hamilelikte kaç kilo almalıyım veya hamilelik sürsince neler yemeliyim gibi bize sık olarak gelen soruların cevaplarını da bu bölümde bulabileceksiniz.

Hamile olduğunu yeni öğrenen kadınların pek çoğunda, en çok ilgi çeken konulardan birisi beslenme şeklinin nasıl olması gerektiğidir.

Çoğu kadın bebeğinin gelişimi için doğru ve dengeli beslenemediğini düşünür. Hatta ilk aylarında kilo alamayan gebeler endişelenebilirler.

Aslında tüm bu endişeler çoğu zaman gereksizdir. Çünkü gebelikte bulantı ve kusmalar ile iştahsızlık problemleri ilk aylarda kilo almayı doğal olarak engelleyebilir.

GEBELİKTE BESLENME
Kimi zaman hamilelerin eline çeşitli diyetler verilmekte ve belli beslenme programlarına zorlanmaktadırlar. Bazı gebeliğin özel durumları haricinde bu tür yaklaşımların hiçbir bilimsel geçerliliği yoktur.

Kadınları korkutarak sevmedikleri veya tolere edemedikleri gıda maddelerini tüketmeye zorlamak kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Bu tür diyetler ancak konunun uzmanı diyetisyenler tarafından hastanın durumu göz önüne alınarak, doktorunun önerileri doğrultusunda ve kişiye özel olarak hazırlanabilir.

MOL GEBELİĞİ

MOL GEBELİĞİ

Tıbbi literatürde “Molar Gebelik” veya “Mol Hidatiform”, halk arasında ise “Üzüm Gebeliği” olarak geçen gebeliğin bu anormal şekli, “Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar” grubu içinde yer alan özel bir durumdur.

Gestasyonel trofoblastik hastalıklar, embriyonik dönemde bebeğin plasenta ve zarlarını oluşturan hücrelerden köken alan bir takım hücrelerin kanseröz değişimlerini içine alır.

Mol gebeliği, gestasyonel trofoblastik hastalıklar grubu içinde en sık olarak rastlanılan ve aslında iyi huylu (benign) bir durumdur. Bu gruptaki diğer anormal durumlar ise koryokarsinom ve invaziv moldür.

Mol Hidatiform;
Komplet (Tam)
İnkomplet (Tam olmayan) olarak ikiye ayrılabilir.

Komplet Mol Haditiform

Obstetrik ultrasonda; fetüs ve fetüse ait yapılar bulunmayıp, yalnızca plasentanın olduğu ve plasentanın tipik görünümü ile tanısı genellikle kolaylıkla konulabilen mol şeklidir. Plasenta ve eklerindeki hücrelerde -adeta üzüm tanesine benzer- şekilde ödem, şişlik ve genişleme mevcuttur. Bu durum ultrasonda tipik olarak “karyağdı manzarası” olarak isimlendirilmektedir.

Dış Gebelik

Dış gebelik (ektopik gebelik) nedir?
Dr. Süleyman Eserdağ’ın bu yazısı 31/5/2005 tarihinde “Akşam Gazetesi”nde haber olarak yayımlanmıştır.

Dış gebelik, ektopik gebelik, ex-uTıbbi literatürde dış gebelik “ektopik gebelik” veya “extrauterin gebelik (ex-u)” olarak da geçer.

Dış gebelik tanım olarak, sperm hücresi ile döllenmiş yumurtanın rahim dışında başka bir dokuya yerleştikten sonra o bölgede gelişmesidir.

Dış gebeliğin en çok yerleştiği yer ise bir kadının fallop kanalları veya diğer ismiyle fallop tüpleridir.

Dış gebelikler tüpler haricinde; yumurtalıkta (ovarian gebelik), karın içerisinde (abdominal gebelik), rahim ağzında (servikal gebelik) da olabilmektedir.

Ayrıca rahim içerisinde normal bir gebelikle birlikte dış gebelik görülmesine “heterotopik gebelik” denir. Bu durum ortalama 30000 de 1 görülür.

Dış gebelik erken gebelik döneminde jinekolog doktorlar tarafından görülen ciddi gebelik komplikasyonlardan biridir. Oluşan gebelik dış gebelikse embriyo kesin olarak kaybedilmekte ve anne hayatı da ciddi olarak tehlike altında kalmaktadır.

Dış gebeliğe bağlı anne ölümleri, çok kısa süre öncelerine kadar gebeliğe bağlı anne ölümleri arasında birinci sıradaydı.

Günümüzdeki erken tanı yöntemleri ve tedavi seçeneklerindeki gelişmeler sayesinde hastalık erken dönemde, anne hayatını tehlikeye sokmadan tanınabilmekte; hatta annenin tüpünde hasar meydana gelmeden tedavi edilebilmektedir.

Dış gebelik genellikle yumurtanın tüpler aracılığı ile rahime transferi sırasında oluşan bir problemden kaynaklanmaktadır.